16 Kasım 2025 Pazar

Balkan turuna giriş

Zaman herkesin diline pelesenk olduğu gibi ne hızlı geçiyor değil mi ?  Gün günü kovalar ,yarın olsun yapayım dersin, bir bakarsın dün olmuş senin yarın dediğin . 
Dün de kalanları yazmaya devam etmeli o vakit. Nerede kalmıştık, ben Ankara'ya dönmüştüm Haziran'da. Dönüş dediysem kesin dönüş değil tabi ki bi bakıp çıkıcam. Bu defa çıkışım hep Zeynep'ten ötürü 😂 motif grubuna bir mesaj atmasıyla başladı her şey.. Ben dedi Balkan turuna dedi gidiyorum dedi bir öğretmen arkadaşımla diye de ekledi. 
Ay dedim bu beklediğim işaret olabilir mi acaba, beni de götür Zeynep... Hıhı evet fotoğraf İstanbul'dan tanıyorsun, simit ve içinde kız kulesi biz de vapurdayız 😄. Tur başlangıcı İstanbul'dan olunca el mecbur bir günde İstanbul'u gezdik. 
Malum olduğu üzre ben daha önce İstanbul'u da gezmemiştim. Birkaç fotoğrafla renklendireyim sayfayı, tur dönüşü tekrar gezeceğiz İstanbul'u, biliyorum çünkü hâlâ dündeyiz. 
Gece yola çıktık sabah Kavala'da gözümüzü açtık, elbette önce sınır kapısında uyandık, Kavala da kahvaltı yaptık deyip bir virgül bırakıyorum, geziyi sıralamaya çalışacağım  efenim biraz karışmış fotoğraflar. 

1 Ekim 2025 Çarşamba

maceraperest

Ne demiştim hah evet İzmir. Küçük kardeşimin bebeği olacak onlara yardıma geldim tabi biraz erken gelmişim ama olsun bebişi birlikte beklemek keyifli. Madem halam erken geldi daha fazla bekletmeyeyim diyen Tunahan minnoş 21 Mart gecesi gelmeye karar verdi. Normal yolla beklerken sezeryanla doğmayı tercih etti kendisi ve minnoş bir koç burcu bebemiz oldu. 
Baban da elimde büyüdü diyebileceğim gönül rahatlığıyla 😂 hoşgeldin safalar getirdin. 
İzmir'de okuduğum kitapları da eklemeden geçmeyeyim. Yazarın ilk kitabıymış, yazar mavi lale Zeynep'in arkadaşıymış arkadaşımın arkadaşı kontenjanından yani. Ben sevdim ilk kitap olduğu halde başarılı. 
Uzun zamandır okumak istediğim bir kitaptı. 
Tatlış minnoş bir Debbie Macomber kitabı yine Zeynep'in hediyesi. 
Garip bir aşk hikayesi, kitap severlerin çoğu biliyordur diye düşünüyorum

Sevgili Pınar'ın hediyesi. İzmir'e her geldiğimde görüşelim diyorduk nasip bu seneyeymiş. Dönüş yolunda okudum. 
Tunahan için ördüğüm altıgen hırka, bu kış giyer sanırım. 
İzmir'de epey vakit kaldım Şubat'ta gelip Haziran'da döndüm eve. 

29 Eylül 2025 Pazartesi

nerede kaldık

Bursa'da 3 gece geçirdik. İki gece Hatice'de bir gece Sevcan ablada kaldık. Kitap grubundan Sevim'le de tanıştık sonunda. 

Zaten tanıyoruz da yüz yüze görüşe bildik. Gölyazı'ya götürdü Hatice bizi , çok güzel di , hava soğuk olduğu halde gezdik eğlendik. 
İplerim az mış gibi Hatice'den de ip topladım iki poşet, tabi o kadar yük fazla geldi kargoyla eve gönderdim bir kısmını. 
Ertesi gün Uludağ'a çıkartayım sizi diyen Sevcan abla attı bizi önce otobüse sonra da teleferiğe. Şekil 1 -c totomuzun donmasına ramak kala. 
Dağ başında oolaf la da karşılaştık. Dönüşte çarşıda çok güzel bir saz evine konuk olduk sıcak çay ve ıhlamur içip muhteşem türküler dinleyip ısındık. 
Vee dönüş yolunda Gönül Eskişehir'e ben İzmir'e doğru bindik otobüslere. 
Benim maceram izmir'de devam etti.
 Şubat'ta Ankara yerine İzmir'de olmak neresinden baksak iyi bir seçenek. Şimdilik bu kadar diyelim. Önde ki kedi yulaf arkada ki patates 😸


24 Eylül 2025 Çarşamba

nereye yolculuk

Nerede kalmıştım, evet Derince,' ye geçmiştim. Birazcık hasta oldum tabi ki Yıldız ablam sağolsun çok güzel baktı bana güzelce iyileştim. 

Tabi ki köyde ki evlerine de gittik. Ve elbette soba yakıp üstünde kestane pişirip çay demledik, en sevdiğim aktivitelerden biri olabilir. 
Birkaç gündür yazdıklarım şaşırtıcı olabilir fakat şaşırmayın lütfen, bunları yaptığım da henüz Şubat ayında idik. 
Çorlu'da ucuz sarma ip satan ipçiye gittik demişmiydim galiba dememiştim. Oradan aldığım iplerden biriyle kendime hırka başladım, geçen kış bitemedi umarım bu kış biter. 
Derince'den trene atlayıp Eskişehir'de soluğu aldım . Birkaç gün de Gönül kankamla takıldık, resim hocamın atölyesini ziyaret ettik ve dönerken Bursa'ya da uğrasam dedim Haticem yeni eve çıktı iki gece de onda kalmasamıydım yani. Gönül'le yola revan olduk. 

18 Eylül 2025 Perşembe

Gezmeler gezmeler

Yılbaşını geçirdik geçirmesine ve fakat ben yılın büyük bir kısmını İzmirde geçirdim. Sonra diyorum ki Ankara'ya alışamadım ,kızım diyor ki tabi alışamazsın, durmadın ki. Evlat haklı durmadım. 
Kardeşim gillerin bebeği olacaktı ben size yardımcı olurum bir süre dedim. Yol dediysem öyle Ankara'dan bindim İzmirde indim gibi düşünmeyin üzülürüm. Kayseri'den kızlar biz Çorlu'ya gideceğiz dediler, bende gelirim ki dedim, gittik,

 Bursa'dan kızlar da geldiler gezdik eğlendik dönüş İstanbul'a Nilgün' e oldu. Kırmızı pötikareli fincan benim adıma rezerve ;( Nilgün ve annesiyle birkaç gün geçirip soluğu Derince'de aldım... 
Eh artık arkası yarın, yazmak gezmekten daha yorucuymuş vesselam. 

12 Eylül 2025 Cuma

Benim Hayatım

Uzaktan görenler mesut sanıyor
Bilmezler gözlerim her gün ağlıyor... 
Fotoğrafa tıklayalım dinleyelim. 
Gerçi bir hayli zaman geçti, artık her gün ağlamıyorum. İzmir'deyim şu an balkonda otururken uzaktan müzik sesi geldi bir mırıldanma değdi dudaklarıma, Google a mırıldandım bu şarkı çıktı karşıma. 
30 Haziran 2022 senelerdir içinde yaşadığım bir yalanı kestim attım hayatımdan benim miladım oldu bu tarih. Acıdı canım, çokça yandım, çokça ağladım düştüm ,kalktım şimdi geçti desem de burnumun direğinde sızısı kaldı ama olsun kalktım altından koskoca dağların. İyiyim. 
Ne demeli olan da bir hayr olmayan da bin hayr. 
Lâf salatasına gerek yok çok okumaya çok örmeye ve güncellenmiş yeni hobim resim yapmaya devam diyoruz. Tabi ki senelerin acısını çokça gezerek dostlarla bol bol buluşarak çıkarıyoruz. 
Kimi benim evime geliyor kimine ben gidiyorum. 

yeni yıl yeni umutlar

 Başlık yazıp bırakmışım taslak olarak, 2025 e Ankara'da girmişiz yazmak istemiştim fotoğraf yüklemekle ilgili sorun yaşadım sinirlenip bıraktım öylece hatırladım başlığı gördüğüm de. 


Bakalım yılbaşına dair fotoğraf bulabilecek miyim? Mesela bere örmüşüm :) 


Motif paketim gelmiş Çorlu'dan sevgili Fatma'dan. 


Ve Yozgat'tan sevgili Hasibe'den motif olmayan paketim gelmiş. 

Yeni seneye kızımla ev arkadaşı olarak girdik ve bu post epey gecikmiş te olsa Ankara'dan ilk yazım olsun. 

17 Ağustos 2024 Cumartesi

insanoğlu kuş misali

Hayat neler getiriyor, yürüyoruz, koşuyoruz, duruyoruz sonra yine ayaklanıp yürümeye niyet ediyoruz. İnsanoğlu kuş misali kâh ordasın kâh burda. Velhasıl hayatımın klasiği haline geldi yine taşınıyorum. Allah sağlık versin elbette ilk önce. Gerisi hallolur.

 Bu defa istikamet Ankara nasipse. Herkes Ege ,Akdeniz kıyılarına kaçmaya çalışır, ben iç Anadolu'ya doğru ilerliyorum. 😅 
Canım bal kızım öğrenci Ankara'da, ilk sene yurtta ikinci sene evde kaldı. Çeşitli müzakereler sonucunda yola beraber devam etmeye karar verdik. Ve macera başladı. Evimizi kiraladık eşyaları toplamaya başladık. 
Diğer yandan resim kursuma gitmeye devam ediyorum her fırsatta.  Ekim,  kasım gibi yalnızca kursiyerlerin yaptiği resimlerden oluşan bir sergi açmayı düşünüyor hocamız. Mutlu çocuk resimleri yapıyoruz. Bir tanesini bitirdim ve ikinciye başladım.
 Umarım gitmeden bitirebilirim. 

18 Temmuz 2024 Perşembe

Düşerken

Uzun zamandır okuduğum kitapları paylaşmadığımı farkettim. İyi bir yorumcu sayılmam fakat tavsiye edebilirim diye düşünüyorum. 

Mesela Tarık Tufan hiç okumamıştım Zeynep'ciğim mutlaka okumalısın seversin dedi birkaç kez. Kitap fuarına imza ve söyleşi için geleceğini öğrenince gitmeliyim deyip düştüm yola. Yol dediysem evime 5 dakika yürüme mesafesinde fuar alanı. 
Öyle hoş sohbet bir insan ki. Söyleşide hikayeler nereden gelir, neden yazarız, ne için hayal kurarız gibi konularda katılımlı bir sohbete maruz kaldık. Son zamanlarda en sevdiğim konular tabi ki. Bir yöne evrilmeye başlayınca evren o konuları seriyor insanın önüne. 
Düşerken üçlemenin ilk kitabı. Tabi ben hiç araştırmadan şu üç kitabı alı  vereyim deyince biri eksik kaldı. Olsun sonra alırım onu da. 
Jülide ve İshak'ın hikayesi düşerken. Ressam bir kadın tesisatçı bir adam. Birlikte çıktıkları yol nerede bitiyor kim bilebilir. Tabi ki bu kitabı okuyanlar. Bence atın sepetinize. 

14 Temmuz 2024 Pazar

Kayseride gezer iken

Kayseri gezisi epey geride kaldı ama yazacaklarım bitmedi. 
Bu ev Talas'ta, öyle hoşumuza gitti ki bir hikaye uyduralım dedik, bir cümle iki cümle derken baya eğlendik doğrusu . Arkadaşlardan aldığım ilhamla dönüşte bir hikaye yazdım. Bakın bakalım nasıl olmuş. 

Nihansın Dideden
Ezan sesiyle açtı gözlerini, sağ yanına döndü usulca kalktı yataktan, eskisi gibi ha bismillah deyip ok gibi fırlamasıma müsaade etmiyordu sırtının dizlerinin ağrısı,yavaşça yürüdü dizlerinde ki kapı gıcırtısını andıran sese aldırmadan. Buz gibi suyla abdestini aldı namazını kıldı,duasına Nihan'ını katmayı ihmal etmedi. Dile kolay elli sene aynı yastığa baş koymuşlardı, iki ay önceydi o karanlık sabaha uyanmış fakat Nihan hanımı uyandıramamıştı, halbuki hep Nihan'ı uyandırırdı onu nisan yağmurunu andıran yumuşak sesiyle. Abdest suyunu ılıştırır en yumuşak havluyu tutardı. Gözünden yanağına süzülüverdi gözyaşı,bir ah çekti derinden. Geceden sabaha evrilen alaca karanlıkğa açtı pencereyi. Hafiften çiğ kokusu çalındı burnuna, derin bir nefes çekti ciğerlerine işleyen hüznü bastırmak istercesine. Karşıda titreyen, üflesen yana devriliverecek ahşap evin kırık dökük  penceresi ilişti gözüne bugün de buradayım, bak Nihan hanım göçtü gitti,sende göçüp gidersin ben yine yıkılmam der gibiydi. Yumdu gözlerini ağarmaya başlayan günün kokusunu çekti ciğerlerine usul usul. 
   Kapısından gelen tık tık sesiyle yüreği hop etti, annesinin sesi daldığı tatlı hayallerden çekti aldı "Halit oğlum uyandın mı, tez davran hadi düğün kurulacak akşama bekletmeyelim konu komşuyu " Dili ağzında büyüdü sanki "tamam ana " deyiverdi anca. Karşı pencereye baktı Nihan kınalı ellerini kalbine bastırmış onu izliyor. Yüzüne ateş bastı elini önce dudağına sonra kalbine götürdü, gözlerini sevdiceğinden ayırmadan. Nihan utandı eğdi sürmeli ela gözlerini yere, yanakları aldan daha aldır şimdi. Dün gece ne de güzeldi kırmızı bindallının içinde, kına yakılırken yan yana oturtmuşlardı ikisini, amma çok ağlamıştı Nihan, sanırsın memleket aşırı gelin gidiyor. Yahu karşı eve geçeceksin camdan baksan anacığını görürsün, kapıya insen baban ya kahveye ya ekmek almaya gidiyordur . Ama yook öyle bir ağlıyor ki sanırsın atımın terkisine atıp dağlar aşıracağım. Telaşını farkeden yengesi " adettendir guzum gelin kısmısı hem ağlar hem oynar "deyiverdi kulağına. Daha oynadığını görmek nasip olmadı ya neyse,bugün düğünde oynarız karşılıklı deyip iç geçirdi.  Ne tez akşam olmuş anlayamadı , bir baktı Nihan karşısında teliyle duvağıyla, belinde al kuşağıyla, kınalı ellerini  narin omuzlarına doğru kaldırmış ela gözleri kah Hâlit 'ın gözlerine bakar kah utanır ayak uçlarına eğilir. Yanakları al al yine mahçupluk mu yoksa civelek kardeşi boya mı sürmüş bilemedi Halit. Döne döne utana sıkıla oyunu bitirdiler, geçip oturdular baş köşeye. Yandan yandan bakışıyorlar gelinle damat gülümsemeleri çekingen, Hâlit masanın altından elini tutuyor Nihanının, Nihan çekmeye çalışıyor napıyorsun bir gören olacak diyerek elini. Görseler nolur ki, telinle duvağınla aldım ya seni, bu çalgı bizim için çalar duymazmısın deyip bırakmıyor Hâlit, düğün bir bitse, bir dağılsa kalabalık kınalı avuçlarını koklaya koklaya öpse... 
Yüzüne birden yağmur damlaları çarpmaya başladı., irkildi etrafına bakındı hava aydınlanmış, karşı eve baktı titreyip durur "bu yağmur bana ne etsin "  der gibi. Sükut-u hayal diye mırıldandı. Bir gayret indi alt kata, mutfağa geçesi gelmedi. Gramafona takıldı gözü, saba makamını pek severdi amma yağmur sesine rast makamı iyi yakışır deyip taktı plağı, gramafonun iğnesini yavaşça yerleştirdi, Nihan hanımın örgüsünün durduğu koltuğa baktı, kendi koltuğuna oturdu usulca. Plak döndü cızırtıların arasından tanıdık bir ses başladı musikiye. 
" Nihansın dideden ey mest-i nazım Bana sensiz cihanda can ne lazım Benim sensin felekte çare sazım Bana sensiz cihanda can ne lazım"

30 Mart 2024 Cumartesi

Kayseri gezisi

Kayseri'ye gidip Erciyes'e gitmemek olmazdı. Gezimizin her anı çok güzel geçti. Bu fotoğrafı genç bir kızımız çekti mesela onun telefonu daha güzel çekiyormuş. Sohbet ederken Sevgi'nin beresini ve eldivenini çok beğendi, jest yapalım deyip bereyi ördük iki akşam da eldiveni de sevgi örecek. 

Talas ilçesine kahvaltıya gittik hep birlikte, tabi Kayseri epey soğuk olduğu için ördüğüm Norveç kazağımı rahatça giydim. 


Taş sokaklarda gezerken bu güzel evlere dair hikayeler ürettik. 
Ve tekrar öğrenci olduk